MİLLÎ EĞİTİM AKADEMİSİ, BAKAN TEKİN'İN VERDİĞİ İLK DERSLE KAPILARINI AÇTI
Millî Eğitim Akademisi hazırlık eğitimi, 7 ildeki 12 Akademi Uygulama Merkezinde eş zamanlı olarak başladı. İstanbul'daki Sultanahmet Eğitim ve Uygulama Merkezinde ilk dersi veren Bakan Tekin, merkezlerdeki öğretmen adaylarına canlı bağlantıyla hitap etti.
17 Nisan 2026 - 01:33
Â
Bakan Tekin'in vereceği ilk ders öncesinde İl Müftüsü Emrullah Tuncer tarafından dua okundu.
Â
Akademinin ilk dersinde öğretmen adaylarına hitap eden Bakan Tekin, "Öğretmenlik her şeyden evvel vicdanda kurulan bir ahittir. Bir çocuğun istikbalini kendi istikbali ile birlikte düşünme iradesidir. Henüz dile gelmemiş ihtiyacı sezme dikkati, bir milletin yarınını bir öğrencinin kalbinde ve zihninde emanet bilme şuurudur. Sizler bugün Millî Eğitim Akademisinde hazırlık sürecine adım atıyorsunuz. Aynı anda bu ülkenin evlatlarına doğru yürüyen büyük bir mesuliyetin eşiğine de gelmiş oluyorsunuz." dedi.
Â
Bakan Tekin, eğitim süreçlerinin millî ve manevî değerlerle medeniyet perspektifi temelinde şekillendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
Â
"Bu mesuliyet, bizler açısından hem dinî açıdan hem de sahip olduğumuz engin medeniyet birikimimiz açısından ulvi bir mesuliyet. Bilmeyenlere ilim öğretmek sadakadır; sadakanın en faziletlisi de bir Müslüman'ın ilim öğrenmesi ve başkalarına öğretmesidir. Evet, bir peygamber mesleğine adım atıyorsunuz. Zira kadim geleneğimizde bütün peygamberlerin birer öğretmen olduğunu hepimiz biliyoruz. Peygamber Efendi'miz, 'Ben ancak bir muallim, bir öğretmen olarak gönderildim.' buyurmuştur.
Â
Bu ulvi mesuliyet bizim için sadece dinî açıdan değil; aynı zamanda mensubu bulunduğumuz engin medeniyetin tüm uygulamalarında da öğretmenlik insana hizmet etmek, ilim öğretmek... Bu meslek, toplumun inşası ve kadim devlet geleneğinin devamı açısından çok başat bir konuma yerleştirilmiştir. Bunun en somut örneği cumhurbaşkanı olmasına rağmen "Başöğretmen" unvanını kullanan ve yeni nesli yetiştirme görevini öğretmenlere atfeden Gazi Mustafa Kemal olmuştur. Onun için ben sizlerin her birini önünde bir eğitim süreci bulunan genç arkadaşlarımız olarak anmaktan ziyade, bugünden maarif hizmetimizin vakarını taşımaya namzet, medeniyet değerlerimizin ilanihaye devamını sağlayacak genç kardeşlerimiz olarak görüyor ve selamlıyorum.
Â
Temennim ve duam odur ki Sultanahmet'in bu derin ve vakur ikliminde başlayan ilk dersimiz, burada hazır bulunan ve diğer şubelerimizde bizlere iştirak eden her bir kardeşimiz için hayırlı, bereketli ve ufuk açıcı bir başlangıç olsun. Rabb'im zihninize vuzuh, gönlünüze inşirah, meslek hayatınıza ahlak, muhakeme ve sebat nasip eylesin. Milletimizin emanetini layığıyla taşıyacak dirayeti sizlere lütfeylesin. Akademide geçireceğiniz hazırlık sürecini muvaffakiyetle tamamlayarak yarın memleketimizin dört bir yanında sizleri bekleyen pırıl pırıl evlatlarımızla buluşacağınıza; onlara bilgi veren, istikamet kazandıran, şahsiyet inşasına omuz veren öğretmenler olarak aziz milletimize hizmet edeceğinize yürekten inanıyorum."
Â
Millî EÄŸitim Bakanı Yusuf Tekin, konuÅŸmasında bugünkü buluÅŸmayı eÄŸitimin teorik çerçevesinin aktarıldığı bir dersin ötesinde ortak bir sorumluluk bilinci etrafında gönül ve zihinlerin buluÅŸtuÄŸu bir istiÅŸare zemini olarak deÄŸerlendirdi ve öğretmenlik mesleÄŸine hazırlık sürecinin planlı, uygulama ağırlıklı, fikrî ve mesleki açıdan saÄŸlam bir zemine oturtulmasının yalnızca pedagojik bir ihtiyaç deÄŸil; maarif nizamı, kültürel süreklilik ve milletin istikbali açısından ertelenemez bir zorunluluk olduÄŸunu belirtti. Saha deneyimlerinin de bu gerekliliÄŸi açıkça ortaya koyduÄŸunu, alan bilgisinin ise tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Bakan Tekin; "Öğretmenlik mesleÄŸine ilk adımını atmak üzere olan siz sevgili kardeÅŸlerim; teorik bilgiyle hayatın akışı arasındaki aralığı tek başına kapatmasını beklemek öğretmenin omuzuna, çocuÄŸun geliÅŸimine ve okulun bütün iklimine aynı anda ağır bir yük bırakıyor. Millî EÄŸitim Akademisinin mühim ve tarihî tarafı iÅŸte bu aralığı ciddiyetle ele alması; mesleÄŸe geçiÅŸi biçimsel bir eÅŸik olmaktan çıkarıp kültürle, uygulamayla, meslek hayatıyla ve okulun gerçek ritmiyle beslenen kuvvetli bir hazırlık düzenine kavuÅŸturmasında tebarüz etmektedir. Hazırlık programımız da bu bakımdan sizleri kültürel kapasitesi güçlü, düşüncesi iÅŸlenmiÅŸ, kendini dönüştürme kudreti bulunan ve yaptığı iÅŸe dönüp yeniden bakabilen bir öğretmen kimliÄŸine hazırlamayı hedeflemektedir." dedi.Â
Â
Hazırlık eğitiminde bütüncül ve uygulama ağırlıklı yaklaşım
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, hazırlık eğitimi programının kapsamına ve içeriğine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, şu ifadeleri kullandı:
Â
"Hazırlık programını baştan sona geniş ve kuşatıcı bir yaklaşımla kurguladık. Ortak derslerin tertibinde de genç öğretmenlerimizi dar bir alan bilgisine sıkıştırmayan; onları hakkaniyet duygusundan demokrasi kültürüne, aileyle kurulacak irtibattan rehberliğin inceliklerine, eleştirel düşünmeden Türkçenin imkânlarına, kurucu metinlerimizden estetik ve nezaket terbiyesine, kapsayıcılıktan yapay zekâ ve veri temelli değerlendirmeye kadar uzanan zengin bir düşünce ve mesuliyet alanıyla buluşturan geniş bir çerçeve tesis etmeye çaba gösterdik. Buradaki muradımız; öğrencisinin özgür muhakeme kudretine alan açan, demokratik bilinci diri tutan ve farklılıkları hakkaniyet içinde okuyabilen bir öğretmenlik anlayışını kuvvetlendirmektir.
Â
Alan derslerinde de aynı dikkati derinleştirmeye çaba sarf ettik. Her bir branşı kendi fikrî altyapısı, yöntem bilinci ve tatbik kudreti içinde ele aldık. Felsefeden uygulamaya uzanan olgun ve bütünlüklü bir hazırlık zemini kurduk. Tarih felsefesinden matematik ve bilim felsefesine, Türkçe düşünmekten sanatçı öğretmenliğe, dijital edebiyattan ahilik kültürüne çok kapsamlı bir çeşitlilikle öğretmenlerimizin kendi sahasına daha derinden nüfuz edebilmesini ve o derinliği sınıfın canlı hakikati içerisinde işleyebilmesini hedefledik. Aynı şekilde eğitim teknolojilerini de bu hazırlığın bir parçası olarak kabul ettik. Onları pedagojik dikkat, etik ilke ve öğretimsel fayda içinde ele alarak siz öğretmenlerimizin çağın imkânlarını yerli yerinde kullanabilmesini gözeten bir yaklaşım benimsedik.
Â
Elbette, bütün bunları teorik bir çerçevede bırakmadık, çeşitli ve kapsamlı uygulama imkânları sunduk. Genelde uygulama imkânını yaklaşık 600 saate, doğrudan öğretmenlik uygulamasını ise 480 saate taşıdık ki bu, dünyada bugün gelinen noktada öğretmenlik mesleği için olmazsa olmaz kabul edilen ilkelerden bir tanesi. Akademik birikim ile okul tecrübesini aynı zeminde buluşturan bir eğitim kadrosu oluşturduk. Küresel ölçekte de aynı ciddiyetin giderek kuvvet kazandığı aşikâr..."
Â
Müfredat değişikliğine de değinen Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile eğitimin daha kapsayıcı bir fikrî zemine kavuştuğunu belirterek modelin "Köklerden Geleceğe" yaklaşımı doğrultusunda tecrübeyi çağın ihtiyaçlarıyla buluşturduğunu; bilgiyi beceriyle, beceriyi değerle ve değeri irade ile duyarlılıkla bütünleştiren bir anlayış ortaya koyduğunu ifade etti. Eğitimi, hem ülkenin maddi kalkınmasına katkı sunan stratejik bir alan hem de kültürel varlığı güçlendiren, toplumsal hafızayı canlı tutan ve bireyin kendini tanımasına imkân sağlayan sürekli bir öğrenme süreci olarak değerlendirdiklerini vurguladı.
Â
Millî EÄŸitim Bakanı Yusuf Tekin, hazırlık sürecinde öğretmen adaylarının metinlerle etkileÅŸim içinde olacaklarını; tartışma, gözlem ve uygulama temelli bir yaklaşımla kendi emeklerini sürekli deÄŸerlendireceklerini belirterek kültür ve sanat derslerinin duyuÅŸ dünyasını, alan bilgisinin zihinsel birikimi güçlendireceÄŸini, okul deneyiminin ise öğrenciler ve ailelerle kurulan iliÅŸkinin mahiyetini doÄŸrudan hissettireceÄŸini ifade etti. Teknoloji kullanımının da etik bir dikkatle ele alındığını vurgulayarak, "Biz sizlerin elinde program taşıyan bir vazife insanı olmanın ilerisinde bir olgunluÄŸa eriÅŸmesini arzu ediyoruz. Arzumuz; çocuklarımızın iç dünyasını okuyabilen, kendi medeniyet birikimini çağın diliyle konuÅŸturabilen, bilgiyi hikmetle mezcedebilen öğretmenler olarak evlatlarımızın karşısına sizleri çıkarabilmektir. KuÅŸkusuz o gün geldiÄŸinde burada kazandığınız her kavrayış ve her meslek ÅŸuuru memleketimizin dört bir yanında çocuklarımızın dünyasında karşılık bulacaktır. Sizlerden istirhamım, akademide geçireceÄŸiniz bu süreye hayatınızın sıradan bir safhası olarak bakmamanızdır. Kendinizi lütfen dikkatle yetiÅŸtirin. Kolay olana meyletmeyin, az okumayla yetinmeyin, hızlı kanaatlerle avunmayın. Birbirinizin tecrübesinden istifade edin. Bu mesleÄŸi bir iÅŸ gibi deÄŸil, bir emanet gibi taşıyın. Her çocuÄŸa emanet gözüyle bakın. Akademide geçireceÄŸiniz bu sürecin her birinizin içinde daha derin bir okuma iÅŸtiyakını, daha yüksek bir mesuliyet duygusunu ve daha köklü bir meslek vakarını beslemesini temenni ediyorum." ÅŸeklinde konuÅŸtu.Â
Â
"Bizim derdimiz, okullarımızdaki eğitim öğretimin niteliğini daha da artıracak şekilde dünyadaki bütün gelişmeleri takip edecek şekilde hareket etmek"
Tekin, Türkiye'de eÄŸitim politikalarının tarihsel geliÅŸimine ve mevcut yaklaşıma iliÅŸkin deÄŸerlendirmelerde bulunarak, "GeçmiÅŸten baktığımızda ülkemizde eÄŸitim öğretimde nitelik arttıkça, eriÅŸim arttıkça, süre arttıkça bütün politikalarımızda deÄŸiÅŸiklikler olmuÅŸ. Åžimdi, sizleri sahada arkadaÅŸlarımız çok farklı ÅŸekillerde bilgilendirecekler, göreceksiniz. Bizim derdimiz, okullarımızdaki eÄŸitim öğretimin niteliÄŸini daha da artıracak ÅŸekilde dünyadaki bütün geliÅŸmeleri takip edecek ÅŸekilde hareket etmek." dedi.Â
Â
Tekin, Millî Eğitim Akademisinin üniversitelerin lisans programlarının yerine geçen ya da bu yapıları işlevsiz kılmayı amaçlayan bir girişim olmadığını belirterek, hedeflerinin mesleğe yeni başlayan öğretmenlerin daha donanımlı yetişmesini sağlamak ve eğitim süreçlerine sundukları katkının niteliğini artıracak bir zemin oluşturmak olduğunu ifade etti. Mesleğe yeni başlayan öğretmenlerle sahada tecrübe sahibi öğretmenler arasında güçlü bir etkileşim zemini oluşturmayı hedeflediklerini belirten Tekin, bu sayede öğretmenlerin katkılarının daha yüksek katma değere dönüşeceği bir eğitim öğretim ortamının birlikte inşa edileceğini aktararak, hayata geçirilen programın kapsamı ve niteliği itibarıyla önemli bir heyecan kaynağı olduğunu dile getirdi.
Â
Tekin, sözlerini şöyle tamamladı:
Â
"Rabb'im akademide geçireceÄŸiniz bu hazırlık sürecini her biriniz için, bizler için hayırlı, bereketli ve verimli kılsın. Bu duygularla Millî EÄŸitim Akademimizin ilk dersinin hayırlara vesile olmasını temenni ediyor; burada bulunan ve çevrim içi ortamda bizlere iÅŸtirak eden bütün kıymetli öğretmen adayı arkadaÅŸlarımıza gönülden muvaffakiyetler niyaz ediyorum. Hepinizi muhabbetle, hürmetle selamlıyorum. Allah hepimizin yâr ve yardımcısı olsun diyorum. Allah hepimizin yardımcısı olsun arkadaÅŸlar. Sizi çok seviyoruz."Â
Â
Programa Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı, Millî Eğitim Akademisi Başkanı Ali Fuat Arıcı, Strateji Geliştirme Başkanı Ercan Türk ve İstanbul Millî Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür de katıldı.






FACEBOOK YORUMLAR